Alacağın dayanağı ve takip türü
İcra incelemesi, alacağın hangi belgeye veya karara dayandığının belirlenmesiyle başlar. Mahkeme kararına dayalı takip, ilamsız takip, senet veya rehinle bağlantılı yollar aynı koşullara tabi değildir. Alacaklının ve borçlunun kullanabileceği işlemler takip türüne göre değişir.
Sözleşme, fatura, senet, karar ve ödeme kayıtları incelenirken asıl alacak, faiz ve diğer kalemler ayrılır. Borcun bir kısmı ödenmişse veya birden fazla ilişki bulunuyorsa hangi ödemenin hangi alacağa ilişkin olduğu gösterilmelidir.
Ödeme veya icra emri geldiğinde
Belgenin türü, dosya numarası, takip dayanağı ve tebliğ kaydı birlikte incelenir. Borca, imzaya veya icra işleminin usulüne ilişkin meseleler birbirinin yerine geçmez. İtiraz ve şikâyetin aynı başvuru olduğu varsayılmamalıdır.
Takip türüne göre başvuru mercii, süre ve işlemin takibe etkisi değişebilir. Bu nedenle yalnız “icra kâğıdı geldi” bilgisiyle tek bir süre veya başvuru tarifi verilmez. Belgenin bütün sayfaları ve tebliğ bilgisi önem taşır; önceki ödeme veya itirazlar da birlikte değerlendirilir.
Takip, haciz ve satış farklı aşamalardır
Takibin başlatılması, kesinleşmesi, haciz ve satış aşamaları aynı anda gerçekleşen işlemler değildir. Adalet Bakanlığının icra dairesi işleyişine ilişkin açıklamaları da takipten kesinleşmeye, hacizden satışa uzanan işlemleri ayrı aşamalar olarak ele alır.
Alacaklı açısından bir hakkın belirlenmesiyle fiilen tahsil edilmesi farklı meselelerdir. Borçlu açısından da başvurunun türü önemlidir: genel haciz yoluyla takipte süresinde yapılan itiraz takibi durdururken, şikâyet icra mahkemesinin kararı olmadıkça kendiliğinden takibi durdurmaz. Kısmi itirazda, kabul edilen miktar yönünden takip devam eder. Bu kurallar bütün takip türlerine aynı biçimde uygulanmaz.
- Alacağın ve dayanak belgenin belirlenmesi.
- Uygun takip yolunun ve talep kalemlerinin değerlendirilmesi.
- Tebligat, ödeme ve varsa itiraz/şikâyet işlemlerinin incelenmesi.
- Takibin geldiği aşamaya göre sonraki işlemlerin ve tahsil durumunun değerlendirilmesi.
İflas bireysel takipten farklıdır
İflas yolu, her borçlu için kullanılabilen bir tahsil yolu değildir. Kanun; tacir sayılanları, tacirlere ilişkin hükümlere tabi olanları ve özel kanunla iflasa tabi tutulan kişileri ayırır. Borçlunun bu kapsama girip girmediği ve alacakların toplu süreç içindeki konumu ayrıca incelenir. Tek bir ödenmemiş borçtan hareketle otomatik iflas sonucu çıkarılmaz.
Devam eden toplu takip veya tasfiye süreci varsa alacağın kaydı, bildirimi ve mevcut kararlar önem taşır. Şirketin hukuki yapısı ve faaliyet kayıtları bu değerlendirmeyle bağlantılı olabilir.
Dosyayı açıklayan belgeler
İşçilik alacağı, kira ilişkisi veya ticari borç aynı takip dosyası görünümünde olsa da dayanak hakkın kuralları farklıdır. Önce alacağın doğduğu ilişki, sonra takipte yapılmış işlemler incelenir.
- Ödeme/icra emri, tebliğ kaydı ve dosyaya ilişkin mevcut kararlar.
- Alacağın dayanağı sözleşme, senet, fatura veya ilam.
- Kısmi ödeme, mahsup, ibra veya uzlaşma belgeleri.
- Önceden yapılmış itiraz, şikâyet ve başvuru kayıtları.
Kaynaklar ve mevzuat
Genel bilgilendirme, somut olayın hukuki değerlendirmesinin yerini tutmaz.



